Zaman ne kadar hızla akıp gidiyor günlük koşuşturma ve mücadelemizden gözümüz bazen hiç birşeyi görmez oluyor:(
Bu hafta sonu çok sevdiğim arkadaşım Burçin'ciğimin minik dünyalar güzeli kızı Lal'ciğimin doğum günü için doğumgünü masasını ve pastasını hazırladım:)
Gerçekten zamanın nasıl su gibi aktığını gördüm sanki dün gibiydi doğumu hatta sizlerle de paylaşmıştım :)İşte şimdi Lal'imiz büyümüşte abla olmuş bile:)Anneciğin
,babacığın ve tüm sevdiklerinle geçireceğin sağlıklı,huzurlu,mutlu nice yaşlara bebeğim:)
Eve gelir gelmez aynaya baktım gözlerimin kenarlarında oluşan çizgileri inceledim üzüldüm sonra kendi kendime güldüm -bu kesin yaşlanmaya başlamamın alametleri:)
Doğumuna şahit olduğun bir bebeğin büyümesi ne kadar çabuk ve inanılmaz oluyorsa,bizimde yaşlanmamız kesin o çabuklukta ve inanılmaz oluyor:)))
Evet inanılmaaaaaazzzz oluyor:)))
Ben yine de çizgilerimi seviyorum hayatta geçirdiğim tatlı acı anılarımla dolu o çizgiler her çizgide bir yaşamışlık derinliğinde ise yaşadıklarımın garantileri var:))
Neyse konuya dönmem de fayda var sanırım:)
Lal'imiz çok alengirli çok renkli şeylerden biraz ürküyor yaşı gereği onun için onun da sevebileceği onu üzmeyecek oldukça sade ama bir o kadar da sevimli bir pasta yapmam gerekiyordu.Bende bu pastayı yaptım bakalım sizlerde beğenecekmisiniz?
Pazartesi, Mart 10, 2008
ZAMAN SU GİBİ AKIIIIIIPPP GİDİYOOOOORRR:))
Cumartesi, Mart 08, 2008
TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN
Pazartesi, Mart 03, 2008
PROFİTEROL DİĞER BİR DEYİŞLE LEZZET VE KALORİ TOPLARI:))
Profiterol çocukluğumdan bu yana en sevdiğim çikolatalı lezzetlerin başında gelir:))Cumartesi gecesi gelen misafirlerime yemek sonrası tatlı ikramı ne yapabilirim diye düşünmeye başladığım da ilk aklıma gelen profiterol oldu:)))Uzun zamandır da yapmadığımı düşününce kolları sıvayıp doğru mutfağa yöneldim:)İşte profiterolümüzün yapım aşamaları ve tarifi:)
PROFİTEROL
ŞU HAMURUNUN MALZEMELERİ:
125gr.Margarin
1 bardak soğuk su
1 tutam tuz
1 su bardağı un
4 yumurta
İÇ KREMASI:
1kg.Süt
6 çorba kaşığı un
9 çorba kaşığı toz şeker
2 paket vanilya
ÇİKOLATA SOSU:
8 çaybardağı süt
dr.oetker çikolata sosu
80gr.Bitter çikolata
YAPILIŞI:
Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
Margarinimizi eritiyoruz,1 bardak soğuk su,1 tutam tuz ekleyerek kaynatıyoruz 1bardak unumuzu da ilave edip sürekli karıştırarak top top olmamasına özen göstererek 2-3 dakika pişirip altını söndürüp bir kenara soğuması için bırakıyoruz.
İyice soğuduktan sonra 4 yumurtayı tek tek kırarak elimizle yediriyoruz(tabii ameliyat eldivenlerimizi takarak:))
Fırın tepsimize yağlı kağıt seriyoruz.
Benim yaptığım gibi sıkma torbası ile yada 1tatlı kaşığı yardımı ile küçük küçük hamurlarımızı yerleştiriyoruz.
180derece ısıtılmış fırında üzerleri pembeleşinceye kadar takriben (45dakika)kadar pişiriyoruz.
NOT:Bu kısmı çok çok önemli atlamamanızı tavsiye ederim.Şu hamurunun top top kabarık kalmasını istiyorsanız hamurunuzu fırına verdikten itibaren pişene kadar asla kapağını açmıyorsunuz.Piştikten sonrada fırınınız iyice soğumadan kapağını açmamaya devam ediyorsunuz ne zaman fırınınız soğudu o zaman açıyorsunuz.Onun için ben bu hamuru gece yapıp fırında bırakıyorum ertesi gün ne zaman içlerini dolduracaksam o saate kadar fırında bırakıyorum.
İÇ KREMASININ YAPILIŞI:
Un,süt,şekeri iyice karıştırarak muhallebi gibi pişirin.Kaynamaya başladıktan sonra vanilyasını ekleyin ki vanilyanın keskin kokusu daha etkin olsun.Kaynadıktan sonra soğuması için bir kenara alın.
İyice soğuyan fırından çıkardığınız şu hamur toplarının altından sıkma torbası yardımı ile delerek kremayı şırıngalıyoruz.
NOT:Bu da çok önemli şu hamurlarınız oldukça gevrek ama bir o kadarda sert kabuklu bir yapısı oluyor ancak benim gibi saatler öncesinden hazırlarsanız çok yumuşak oluyor ki ben açıkcası o halini sevmiyorum:( Onun için sizler servise çıkarmadan 1-2 saat öncesinden bu işlemleri yaparsanız daha lezzetli oluyorlar.
ÇİKOLATA SOSUN YAPILIŞI:
Süt,hazır dr.oetker çikolata sosu,bitter çikolatayı muhallebi gibi pişiriyoruz.Piştikten sonra soğuyana kadar arar ara sosumuzu karıştırıyoruz ki üzeri kabuk oluşturup sertleşmesin.İyice soğuyan sosumuzu servis yapmadan önce üzerine gezdirip servise hazır hale getiriyoruz:)
OOOOOOHHHHHH AFİYET OLSUUUUN:)
Salı, Şubat 19, 2008
ANNE TATLISI:)
Çok sevdiğim bir arkadaşımın annesi Nezih Teyzem 14 Şubat gecesi sağolsun beni yemeğe davet etmişti.Yemekleri her zaman çok lezzetli olan Nezih teyzemin bu davetine elbetteki hayır diyemezdim:)
Canım nasıl güzel yemekler yapmıştı ama sıra yemeğin en keyifli kısmı tatlıya gelince gözlerim ayrı bir parladı:)
Hepinizin bildiği gibi tatlı delisi olan ben ya çikolatalı lezzetler severim yada sütlü:)Uzun zamandır yemediğim annemin bir dönem favori tatlısı olan yalancı tavuk göğsünü görünce çok mutlu oldum:)
Burdan tekrar kendisine teşekkür ediyorum sizler için de tarifsiz dönmedim tabii:)
ANNE USULÜ YALANCI TAVUK GÖĞSÜ:)
MALZEMELER: 1 kg. Süt
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
125gr.kadar margarin (daha azaltılabilir)
1 paket vanilya
1 adet dvülmüş damla sakızı(bu benim ilavem sütlü tatlılarda çok severim)
YAPILIŞI: Tenceremizde yağımızı eritip unumuzu kokusu çıkana kadar kavuruyoruz.Kavurma işlemi bittikten sonra sütümüzü,vanilyamızı ve damla sakızımızı da ilave edip muhallebi gibi pişiriyoruz.Pişirdikten sonra kenara alıp 8-10dakika kadar mikserle iyice çırpıyoruz.Çırpma işlemi bittikten sonra soğuk su ile çalkaladığımız payreksimize alıyoruz.4-5 saat içinde servise hazır hale geliyor.
Üstüne isterseniz Nezih teyzeciğimin yaptığı gibi file badem,hindistan cevizi,dövülmüş ceviz ve tarçınla süsleyebilirsiniz.
Unutulmuş hafif çok lezzetli tariflerden birini tekrar hatırlatayım istedim sizlere:)
Bende Pazar günü eve yaptım bende üzerini tarçın ve hazır çikolata sosu ile süsledim:)
Bu arada gecikmeli de olsa Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun:)
Yüreğinizdeki sevgiyi hiiiiççç kaybetmeyin,en büyük hazinemiz sevgi:)
SEVGİYLE KALIN...
Pazartesi, Ocak 14, 2008
YEMİŞLİ ELMALI MARMELAT GÜZELİ:)

YEMİŞLİ ELMALI MARMELAT GÜZELİ ismi garip değilmi?Çünkü ben uydurdum:)
Annemin yaptığı ve her yiyenin mutlaka tarifini aldığı yılların marmelatlı keki benim ellerimde bu ismi edindi:)
1968lerden gelen bu tarif 2008ler de imaj değiştirsin istedim:)
Mutlaka denemelisiniz inanılmaz güzel bir lezzet şiddetle öneririm:)
MALZEMELER: 3 Elma (orta boy)
1/2 su bardağı ceviz
1/2 su bardağı kuru üzüm
1 çorba kaşığı kadar tarçın(isterseniz kendinize göre daha az ya da çok
ekleyebilirsiniz.)
KEKİ İÇİN: 4 kahve fincanı un
4 kahve fincanı şeker
4 yumurta
ÜSTÜ İÇİN: Kayısı marmelatı(marmelat bulamazsanız küçük kavanoz kayısı reçelini rondodan geçirmenizi tavsiye ederim.)
Hindistan cevizi
YAPILIŞI: Kelepçeli 26cm'lik kalıbımızı yağlıyoruz ve altına yağlı kağıt döşüyoruz yada benim yaptığım gibi çemberini yağlayıp alt tabanını kullanmadan direk yağlı kağıtla kullanabilirsiniz.Yağlı kağıt sermeden asla yapamazsınız bu önemli bir not.
Elmaları ay ay kesip yan yana ve sık sık diziyoruz.Üzerine tarçın,üzüm ve cevizi serpiyoruz.

Şeker ve yumurtalarımızı çırpıp unumuzu da ilave edip homojen bir hal alana dek mikserle çırpıyoruz.Hamurumuzu elmalarımızın üzerine alıyoruz.
180 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz aynı kek gibi.Fırından çıkarır çıkarmaz kelpçeden çıkarıp tel ızgara üzerine ters çevirip çok dikkatli bir şekilde elmalar zedelenmeden yağlı kagıdı sıyırıp alıyoruz.
4-5 dakika bu şekilde beklettikten sonra bol kayısı marmeladı ile kaplıyoruz.Serin bir yerde (buzdolabında değil)muhafaza edebilirsiniz. Bir gece önceden yapıp ertesi gün servise çıkarırsanız gayet lezzetli oluyor.
Servise çıkarırken üzerine hindistan cevizi serpmeyi unutmuyoruz.
AFİYET OLSUUUUN:))
Çarşamba, Ocak 02, 2008
RENKLİ BEŞ ÇAYI MASAMIZ:)

2007'de çok fazla sizlerle olamadım bu kez şeytanın bacağını kırıp güncellemeleri daha sık yapabilmek için renkli bir masayla sizlere tekrar merhaba demek istedim:)
Aslında bu masamız 2007 yılından kalan bir manzara dediğim gibi bir yerinden başlamam gerekiyordu sizlerle paylaşacağım bir çok tarif ve fotoğraf birikti.Bu ilki olsun ve diğerleri önümüzdeki günlerde yavaş yavaş yerini bulsun istedim:)
RENKLİ MAKARNA SALATASI
MALZEMELER
1 paket fiyonk yada arzu ettiğiniz şekilde makarna
sıvı yağ,tuz
Dilediğiniz renklerde toz yada jel gıda boyası
SOSU İÇİN
2çorba kaşığı yoğurt
2çorba kaşığı mayonez
1tatlı kaşığı hardal
2-3 diş sarımsak
çok az zeytinyağ,tuz
YAPILIŞI
3 ayrı tencerede suyu kaynatıyoruz kaynattığımız sulara tuz,gıda boyalarımız ve sıvıyağ ilavesi yapıp makarnalarımızı ayrı ayrı renklendirdiğimiz kaynattığımız suda haşlayıp süzüyoruz.Soğuduktan sonra sosumuzu üzerine gezdirip servise hazır hale getiriyoruz.
RENKLENDİRİLMİŞ TUZLU KURABİYELER
Sevdiğiniz herhangi bir tuzlu kurabiye tarifinizi gıda boyaları ile renklendirip farklı kalıplarla kesip sıradan bir kurabiyeyi neşelendirebilirsiniz:)
GÖKKUŞAĞI PATATES SALATASI
YAPILIŞI
9-10 patatesi haşlayıp eziyoruz,
2çorba kaşığı mayonez
1-1,5 çorba kaşığı yoğurt
tuz çok az zeytin yağ
3-4 diş sarımsak hepsini bir güzel karıştırıp,renklendirilmek üzere farklı kaseler bülüyoruz.
Her kasedeki patates salatamızı istediğimiz renklerde jel veya toz gıda boyaları ile renklendirip soğutacağımız kabımıza her renkten birer kaşık birer kaşık ekleyip üzerine streç sarıp iyice soğuyana kadar buzdolabiında muhafaza ediyoruz.Servis zamanı kabımızı ters çevirip arzu edilirse üzerine ince ince kaeseceğiniz maydanozla süsleyip servis yapıyoruz.
AFİYET OLSUUUNNN:)
NOT:Çikolatalı tuiles'lerimizin tarifini daha önce hem blogda hemde Yeşil Elma Oktay Usta'nın programında vermiştim.Tekrar hatırlamak yada yeni fark edenler için daha önce yayınladığım linki isteğiniz üzere veriyorum:)
http://zuhalyalcin.blogspot.com/2006/11/tarinli-ve-ikolatali-tuiles.html
2008 de sofralarınız renkli,bereketli ve hoşsohbetli geçsin.
Pazar, Aralık 30, 2007
Çarşamba, Aralık 19, 2007
Cumartesi, Kasım 24, 2007
YEMEK BLOGLARININ VE OKURLARININ BAŞI SAĞOLSUN:((

Sanal ortamın en acı gerçeğiyle karşılaştırdın bizleri:(((
Çok üzgünüm :((
Çok şey var yazılıp çizilecek ama bu gidiş üzerine boğazda yumru oluyor sözler ve yazılacak hiçbir şey kalmıyor:((
Sen de gerçek dünyadasın artık rahat uyu arkadaşım tüm sevdiklerimize de selam söyle:(
Alahtan rahmet kederli ailesine de başsağlığı dilerim:(
MEKANIN CENNET OLSUN ARKADAŞIM:(
http:///www.esranintaziyedefteri.blogspot.com adresinde sizlerde duygularınızı paylaşabilirsiniz.
Cumartesi, Kasım 10, 2007
SENİ HER GEÇEN GÜN DAHA ÇOK ARIYORUZ ATAM:(

Anıtkabir mucizesi!
Geçen yıl Anadolu Ajansı foto muhabiri Tolga Adanalı tarafından çekilen ve tüm Türkiye'de büyük beğeni toplayan fotoğrafın başka bir benzeri bu yıl da yine Anadolu Ajansı foto muhabiri Volkan Furuncu tarafından çekildi. Atatürk'ün görüntüsünün, bir bayrak üzerinde yeraldığı ve Anıtkabir'in göründüğü fotoğraf medyanın büyük ilgisini çekti.
Geçen yıl 10 Kasım'da Anıtkabir'le Kocatepe Cami'ni aynı karede yansıtan AA foto muhabiri Tolga Adanalı'nın fotoğrafı tartışma yaratmıştı. Kocatepe camii ile Anıtkabir'in aynı karede yeralıp almayacağı tartışılmış, Habertürk Genel Yayın Yönetmen yardımcısı Murat Ongun bu fotoğrafın foto montaj olduğunu iddia etmişti. Tolga Adanalı ise, Murat Ongun'un iddialarına noter huzurunda cevap verip aynı fotoğrafı yeniden çekmişti.
Anadolu Ajansı foto muhabiri Volkan Furuncu'nun bu yıl çektiği fotoğrafın altında ise şu açıklama yeraldı:
TURKIYE CUMHURIYETI'NIN KURUCUSU, BUYUK ONDER MUSTAFA KEMAL ATATURK'UN, EBEDIYETE INTIKAL EDISININ 69. YILDONUMU TUM YURTTA VE DIS TEMSILCILIKLERDE ANILACAK. ANITKABIR CEVRESINDEKI BINALARDAN BIRININ DUVARINA ASILAN ATATURK VE TURK BAYRAGI POSTERI, BINANIN CAMINDAN OBJEKTIFE BOYLE YANSIDI. (ANADOLU AJANSI - VOLKAN FURUNCU)
Pazartesi, Ekim 29, 2007
CUMHURİYETİMİZİN 84.YILI KUTLU OLSUN
Pazartesi, Ekim 22, 2007
Pazartesi, Ağustos 13, 2007
KARNAVALIMIZ 1 YAŞINDAAAAA.......;)))

Bu güzel ve enfes pasta sevgili arkadaşım bloğumun isim annesi hepinizin de yakından tanıdığı Pastacı Burcu'cuğuma ait.Sevgili Burcu bana unutulmaz bir doğum günü sürprizi hazırlamıştı geçtiğimiz günlerde;)
Canım arkadaşım çok yorulmuştu gerçekten enfes leziz mamaların bulunduğu bir masa ile bizleri ağırladı evinde;)Bizleri diyorum çünkü tanıdığım bütün blog sahibi arkadşlarımı da davet etmişti;)Canım arkadaşım o kadar zarif ve ince ruhlu biri ki pastamı bile son dizimin konseptinde hazırlamıştı;)
Diğer blog arkadaşlarıma da sonsuz teşekkür ederim ;)
Hepiniz o kadar şeker ve tatlısınız ki yüreğinizdeki güzellikleri bir kez daha sergilediniz;)Sizleri çooook seviyorum;)
Önce o muazzam leziz masada kimler vardı şöyle bir bakalım ne dersiniz;)
Şunu söylemeliyim ki hepimiz büyük bir heycanla fotoğraf çekme çabasında olduğumuzdan birarada resmimiz maalesef bulunmuyor;(
Evet ilk resim fotoğraf çekme çabasında olan sevgili arkadaşlarım;)Ufuk Mutfak'ta sevgili UFUK'cuğum,Kırmızılı esmer güzeli bayanımız Mutfak'ta Hoş Seda'nın maharetli SEDA'sı ve gerilerde nezaketle önce siz sonra ben fotoğraflarım diyen Sevgili Pastacı BURCU'cuğum;)veeee enfes masamız detaylarını diğer fotoğraflarda yakından göreceksiniz;)Şimdi diğer konuklarımız;)
Nihayet sıra bana geldi diyip makinası ile masayı görüntüleyen sevgili Burcucuğum;)Hemen yanında eh birazda sizleri görüntüleyelim ama diyen sevgili arkadaşım Peçete'den Notlar sevgili AYŞEM'ciğim;)
Aaaa beni gönül rahatlığı ile görüntüleyebilrsin diyen sevimli sevimli bakan sevgili arkadaşım Hanimiş IŞIL'cığım;)
Sen izin almadan beni nasıl çekmeye çürret edebilirsin diyen eli belinde olan ama çekilmesinden de çaktırmadan oldukça mutlu ifadeye bürünen sevgili arkadaşım da Pasta malzemeleri.com sevgili BERNA'CIĞIM;)))
Aaaaaa Ayşem sen kızları çekersen bende seni çekerim amaaaa diyen sevgili Seda ve OHhhhhh ne iyi ettinde sende onu görüntüledin diyen arkadaşımda sevgili HİLAL'ciğim (Hilal henüz blog sahibi değil ama üzüm üzüme baka baka kararırmış;)Bizim aramızda biraz daha olursa onu da blog sahibi yaparız;)))
Efendiiiiim sıra geldi muhteşem masamızaaaaaaa....
Tarfiler yavaş yavaş veriliyor blogları takip etmenizi öneririm,çünkü şimdi göreceğiniz tüm mamalar birbirinden lezzetliydi;)
Fırınlanmış Fesleğenli Domates dilimleri
Çikolatalı lezzet ve enerji topları;)
Limonlu Minik Cheese Cake
Peynir ve biberli tuzlular
Kabaklı-Peynirli kiş
Peynir Dlgulu salatalık dilimleri ve avakado dip soslu rokalı pastırmalı kanepeler
Salam kaşarlı Sandviçler-Zeytin ezmeli cips-patates salatası
Sevgili Ufuk'cuğumun da hünerli ellerinden çıkan şık şıkıdım Kısır;)
Sevgili Ayşem'ciğimin kendileri mini ama lezzeti kocamaaaan olan limonlu-haşhaşlı kekleri;)
Mesajları süprizleri kutlamaları ile beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma tekrar tekrar teşekkür ederim;)
İYİ Kİ VARSINIZ;)
VEEEEE SON RESİİİİİİİM!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Sizlerle tam 1 yıldır birlikteyiz huzurlarınızda Bloğumun isim annesi benim en büyük destekcim ve kardeşim olsa inanın bu kadar çok sevebilirdim dediğim kişi Sevgili Pastacı Burcu'cuğuma çok çok teşekkür ederim şimdiye kadar yaptığı tüm sevgi dolu içten yardımları dostluğu ve kardeşliği için;))
Canım Burcu'cum İyiki varsın;)
EVEEETTT PASTAMIZI KESME ZAMANIIIIIIIIIIII
HEPBİRLİKTE YENİ MAMALARLA GEÇİRECEĞİMİZ NİCE YILLARAAAAAAAA....
Pazartesi, Temmuz 23, 2007
ÇOOOK TEŞEKKÜR EDERİM;)))SİZLERDE İYİ Kİ VARSINIZ;))
İlk 22 Eylül Tarihinde aldığım yorumu ile beni takip ettiğini söyleyen bir çift göz vardı ve beni bu gözler çooooook mutlu etti;)))
22 Eylül yazımın yorumu şöyle idi:
önce sevgiler, sonra teşekkürler... yemek bloglarının sessiz bir izleyicisiyim , çok az yorum yapıp, çok bilgi edinmeye çalışıyorum.. 44 yaşındayım ve neredeyse 15 yaşımdan beri en büyük tutkum mutfak, ne okul nede çalışma hayatım beni mutfaktan koparamadı, çok şey bildiğimi sanıyordum ama bloglar sayesinde öğrenecek ne çok şeyim olduğunu gördüm.. önce görselliğe , sonra lezzete önem veren biri olarak özellikle pastalarınıza bayılıyorum.. sayfalarınızda beni en çok çeken şey tarif aşamalarını fotoğraflamanız oldu.. harikasınız.. gözüm üstünüzde:))))
Posted by nükhet | 10:46 AM 
(Konu mankeni bu güzel gözler yiğenim Melisa'cığıma ait ;)
İşte takipteki zaman zaman sessiz zaman zaman sesini duyuran bu gözler bugün çağlayan gibi aktı yüreğime.
SEVGİLİ NÜKHET HANIMCIĞIM SİZDE İYİ Kİ VARSINIZ;)
EMEĞİNİZE ELİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK;)
BUGÜN ALDIĞIM EN DÜZEL HEDİYE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM;)
İzin almadan bana göndermiş olduğunuz hediyenizi dostlarımla da paylaşmak istedim umarım kızmazsınız;)
Nükhet hanımdan aldığım bu güzel,özel ve de anlamlı hediyeyi sizlerle de paylaşmak istedim.Göndermiş olduğu maili aynen yayınlıyorum.
Yeni yaşını çok sevdiğim bir şiirle kutluyorum Zuhalciğim.
Umarım bu yıl sana aradığın , beklediğin, özlediğin tüm güzellikleri getirir.
Blogundan aşırdığım fotoğraflarınla sana bugüne dair minicik bir anı hazırladım. Umarım beğenirsin.
Sevgiler gönhderiyorum...
Boşver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü...
bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?
Tekrar elinize yüreğinize ve emeğinize sağlık
Ne kadar zarifsiniz umarım şiiriniz kadar dolu dizgin yaşayabileceğim bir hayatım olur ve bu hayat içinde siz hep var olursunuz;))
Beni yeni yaşımda mutlu eden kutlamalarınız için tüüüüüm dostlarıma sevgiler sizleri çok çok seviyorum;)
TÜM DOSTLARIM İYİ Kİ VARSINIZ
SEVGİYLE KALIN...
Pazar, Temmuz 22, 2007
BUGÜN DOĞUMGÜNÜMMÜÜÜŞŞŞ;)

Anneciğim sağolsun;))Canım bugün elinde çiçek ve pırıl pırıl parlayan hediyesi ile beni çok mutlu etti;))Umarım bugün pırıl pırıl bir seçimle glecek aydınlık günlere de hepbirlikte mutlu mesut gireriz;)Eğer bir pastam olsa idi sanırım üflerken dileyeceğim tek dileğim bu olurdu;))Yukardaki pasta senin değilmiiii;(diye soranlar olabilir HAYIR benim değil sadece bir arkadaşımın doğum günü için yaptığım bir pasta ;))Uzun zamandır bloğumu güncelleyemediğim için daha önce yayınlayamadığım bir pastayı kendi doğum günü pastam ilan ettim (tabii sanal olarak;)))
İYİ Kİ DOĞDUM BEN;))
Cuma, Temmuz 06, 2007
HAYAL VE GERÇEK BAŞLIYOR ;)
Şimdiye kadar göndermiş olduğunuz mesajlarınızla beni hiç yalnız bırakmadınız çok çok teşekkür ederim;)
Mutfağımdan çok uzakta günler geçirdim ve sizleri çok ihmal ettim ama bu süre içinde inanın evimin mutfağından uzakda olsam işimin mutfağından hiç çıkmadım;)
İşte sizlere işimin mutfağımdan sunabileceğim yepyeni taptaze bir diziyle geldim;)
Umarım beğenirsiniz bundan böyle 7-Temmuz Cumartesi itibari ile Atv ekranlarında Hayal ve Gerçek dizisi ile sizlerleyim;)
Yapım : Süreç Filmcilik
Yapımcılar : Ali Gündoğdu, İnci Gündoğdu
Senaryo : Gani Müjde
Yönetmen : Mete Şener
Oyuncular : Yasemin Hadıvent (Hayal), Cem Kılıç(Gerçek), Zuhal Yalçın(Badire), İpek Tanrıyar(Firuze), Kerem Kupacı(Muzaffer), Defne Joy Foster(Ayfer), Aykut Oray(Patron Şero)
Bu arada sanırım aynı günde uzun zamandır beklediğinize inandığım yeni sitemle de sizlerle olacağım;))
Perşembe, Temmuz 05, 2007
Cumartesi, Haziran 30, 2007
UZUUUUUN BİR ARANIN ARDINDAN HÜZÜNLE GELDİM:(
Çok Uzuuun bir aradan sonra hüzünle geldim maalesef;((
Halbuki yeni bir işe başlamış ve yazın gelmesi ile de tekrar tazelenmiş hissediyordum kendimi;(
Bugün hep neşe içindeydim yeni dizimiz de kızımı oynayan sevgili İpek Tanrıyar için bütün ekip arkadaşlarımızla gece eğlenecek ve kendisine bekarlığa veda partisi düzenleyecek güzel bir gece geçirecektik.Kızımız yarın daha doğrusu bugün evleniyor da.Aslında güzel başlayan ve devam eden gecenin sabaha bağlanan şu saatlerine kadar herşey yolunda ve çok güzel gitmişti.
Eve geldim saat04.30 hadi uyumadan önce şöyle bir internet haberleri okuyayım ama nerden bilebilirdim ki aldığım iki haberle yine bir balık misali dibe vuracağımı;(
Yüreğim acıyor biri çok çok sevdiğim Türk sinemasını duayenlerinden ve benimde Çiçek taksi dönemimde 5yıl boyunca kendisinden çok şey öğrendiğim,saygın kişiliği babacan tavrı ve işinin profesyoneli canım Erdoğan Tünaş ağabeyimin artık aramızda olamayışı;Diğeri sevgili Barış Akarsu'nun geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandığı ve iki arkadaşının da hayatlarını kaybettiği haberini almak.
Aslında bu tür yazılarla ruhunuz karartmak ya da sıkmak istemezdim ama şu saatler ki sabahın 05.20si olmuş içimi döküp acımı dindirebileceğim bir şeyler yapmak istedim belki yazı yazmamın beni biraz olsun hafifleteceğini düşündüğümden yazmak istedim lütfen beni bağışlayın uzun bir aradan sonra böyle sevimsiz haberlerle döndüğüm için;(
Allahım biliyorum ki sen benim canım babama oralarda çok iyi bakıyorsun artık Erdoğan ağabeyimde sana emanet sen onları rahmetinden esirgeme üzerlerine hep nurlar yağdır.
Suzan ablama ve sevgili Binnaz'a da allahtan sabır diliyorum üstelik bu işin ne kadar zor olduğunu ve hiç birşeyin böyle bir acıyı silemeyeceğini maalesef bilerek ;((
Sevgili Barış'ın da bir an önce sağlığına kavuşmasını ve bu elim kazada kaybettiği arkadaşlarına da allahtan rahmet diliyor tüm yakınlarına da başsağlığı ve sabır diliyorum;(
İnşallah çok uzuuuuun bir zaman böylesi bir acıyı bir daha yüreklerimizde hissetmeyiz;(
Hoşçakal Erdoğan ağabeyciğim hoşçakal... Tavrın,duruşun,babacanlığın,insanlığın,yazdıkların,çektiklerin ve Türk sinemasına kattıklarınla asla unutulmayacaksın...
Babama da selam söyle...Sizi Seviyorum...
Pazar, Mayıs 13, 2007
YUMUŞACIK KALPLERİN GÜNÜ KUTLU OLSUUUN;))

Canım annem seni çoooook seviyorum,iyi ki varsın;))
Allahın lutfettiği analık güdüsü taşıyan tüm bayanların günü kutlu olsun.
''ANNELER GÜNÜ'NÜN TARİHÇESİ'' ÇOK GÜZEL MUTLAKA OKUMALISINIZ.
Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldüklen sonra "Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği"ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı.
Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı. İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi.
Sıra anneler gününü "milli bir gün" olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914'te Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı 'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta ailesinden kalan evini bile kaybetti.
Kalan hayatını adadığı, gözleri görmeyen kız kardeşi Elsinore'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi. Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü.
Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü 'Anneler Günü' olarak kutlanmaktadır. 
SEVGİYLE KALIN...
Pazartesi, Nisan 23, 2007
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN;)

Maalesef uzun zamandır buraya yazamıyorum şimdilerde de yeni moda resim ekleyemiyorum ama yeni siteyi açmaya çok az kaldı,sizlerden gelen yorumları okuyorum beni yalnız bırakmadığınız için çok çok teşekkür ederim ben de sizleri çok özledim inşallah çok kısa bir süre sonra sizlerle olabileceğim ;))
TATLICI TOMBAK YENİ İMAJI VE YENİ LEZZETLERİ İLE SİZLERLE;)
Çok sevdiğim sevgili arkadaşım Nedim Saban'a ait olan Tatlıcı TOMBAK Etiler'deki şubesinde yeni yüzü ve yeni lezzetleri ile sizleri bekliyor inanın çok güzel ve özenli bir yer olmuş geçen hafta yeni imajı ile biz müşterilerine merhaba dedi;))
İnanın ben çok beğendim özellikle arkada çok keyifle oturulan bahçe bölümü varki sanırım sıkı müdavimlerinden biri de ben oldum.
Tombak artık sadece tatlı severler için vazgeçilmez olmaktan çıkıp herkese hitap eder hale geldi yenilenen Etiler Tombak da artık sabah kahvaltısı,öğle yemeği ve akşam yemeği yiyebilirsiniz;)Benden söylemesi mamalar çoook güzel;))
TATLICI TOMBAK ETİLER KRİZ HATTI 0212 358 38 52-53
Nispetiye Cad.No:46/1 ETİLER-İST
www.tatlici-tombak.com
Bu arada yeni bir haber Mengen'in incisi Mengen Postasında bundan böyle her hafta yemek kültürü üzerine yazılar ve yeni tariflerle sizlerle olacağım vaktiniz olursa MengenPostası.com incelemenizi tavsiye ederim çok güzel videolar ve tarifler var:)
TÜM DOSTLAR SEVGİYLE KALIN...
Salı, Nisan 10, 2007
BİR KİTLENDİM PİR KİTLENDİM;)))))
Uzun zamandır birşeyler yazayım istiyorum ama bloğum kitlendi;(((Bakalım uğraşlar sonucu tekrar açabilmişmiyim;))
Cuma, Mart 30, 2007
KANDİLİMİZ KUTLU OLSUN
Pazartesi, Mart 12, 2007
SON ZAMANLARDA NELER Mİ YAPTIM;)))
Sizleri uzun zamandır ihmal ettim ama inanın birbirinden güzel etkinliklere,toplantılara katıldım,misafir ağırladım;))
Hiç boş durmadım yani sürekli bir koşuşturmaca ve faaliyet içersindeydim;)
Birazda mevsimsel bir tembellikte eklenince siteyi güncellemek de epey geciktim;(
Şimdi bakalım bu süre için de neler yapmışım;)
Sevgili arkadaşım Berna özellikle çalışanlar için çok güzel bir fırsat sunuyor pastacılığa gönül verenlere.
Nasıl mı?
Hani bloglarımız da sık sık yazıyoruz ya toplandık Pastacılık malzemeleri satan yerleri turladık diye artık bu tura sizlerde olduğunuz yerden katılıp gönül rahatlığı ile seçip beğenip sipariş verebileceksiniz;)
İşte turunuzu başlatabileceğiniz yeni adresiniz;)
http://www.pastamalzemeleri.com/store/index.asp 
Berna'cğım bu fırsatı ve hizmeti bizlere sağladığın için teşekkür ederiz.
Sanırım en önemlisi de ürünlerinin piyasa fiyatlarına göre oldukça altında olması, tekrar sağol arkadaşım ve hayırlı olsun;))
********
Bir de toplantıya gittim demiştim;)
Sevgili Mutfakta hoş Seda bize çok güzel ev sahipliği yapıp kahvaltıya aldı;)
Canım arkadaşım aldı almasına da benim çenemden de kutulamadı;))
Ben sabahları oldukça geç kalkan biri olarak erken kalkmakla işkence çekmek arasında hiçbir fark göremiyorum;))
Birde sabahları köprü geçme derdi ekleniyorsa ölümlerden ölüm beğen oluyor;))
Tabiii epey bir huysuzlandım;))
Ama Seda'cığım bize o kadar güzel sevgi dolu çeşit çeşit mamaların olduğu bir masa hazırlamışki;)
Masaya oturur oturmaz huysuzluğumdan eser kalmadı;)
Tekrar ellerine sağlık arkadaşım;))
Birde canım arkadaşlarım Burcu'cuğumla Ufuk'cuğumun da tatlı sohbetleri eklenince deymeyin keyfime;))
Sevgili Burcu'nun getirdiği cheesecake'de Seda'cığımın birbirinden lezzetli mamalarının üzerine güzel bir lezzet kattı.
********
Benim de evim de ağırladığım misafirlerim oldu bu ortalardan kaybolduğum zaman içinde;))
İşte benim çok sevdiğim konuklarıma büyük bir keyifle hazırladıklarım;))
Üstü Fındık Granürlü-Hindistan Cevizli-Şam Fıstıklı İçi Portakal Şekerlemeli Çikolatalar
Milföy Küllahlarında Başamelli Tavuk
Kırmızı Biber Turşusunda Patates Salatası
Gökkuşağı Makarna salatası
Kule Kanepeler
Çikolatalı Kurabiyeler
Kahve Çikolata Drajeli Cheesecake
********
Sevgili Damaktadı Gül'cüğümle de şeker hamuru çalışmaları yaptık;)
Hem pasta hem de kurabiye kapladık;)
İşte yaptıklarımız,
kısa zaman da şeker hamuru ile oldukça mutlu zaman geçirdik;)
Detayları için sevgili Gül'cüğümün sitesine göz atabilirsiniz;)
********
Daha bitmedi birde pasta etkinliğine katıldım;)
Sevgili Berna'cığımın Bakels Gıda San.de düzenlediği ve Milli Aşçılarımızdan Sevgili Zeynep Ada'nın öğretmenliğinde çok keyifli saatler geçirdik;)
Öğrendik,güldük,sohbetler ettik,çok lezziz mamalar yedik,diploma aldık;)
Ama bu yaşadığımız keyifli günü önümüzdeki günlerde daha detaylı anlatacağım;)
Efendiiim şimdi izninizle herkesin huzurunda hayırlı bir işe imzamızı atalım ve hepberaber kız istemeye gidelim ne dersiniz?;))
Allahın emri Peygamberimizin kavli ile Sevgili Hanimiş Işıl'cığımın güzel ve tatlı kızını sevgili oğluma istiyoruuuum;))
Kız evi naz evidir ama
Bakalım kız evinden ne cevap gelecek;))
Yazmışsa olur diyelim ;))
Oğlum içki,sigara kullanmaz iyi bir ahlaka sahiptir,Bakels mezunudur;), ayrıca oldukça da lezzetlidir;))
Anlayacağınız Şeker gibi bir oğlum var;)))
Sizce de öyle değil mi????;)))
HANİMİİİİİŞŞŞŞ GÜZEL VE TATLI KIZINI ŞEKER OĞLUMA VERİYORMUSUUUUUN???;))))
Perşembe, Mart 08, 2007
TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU,TÜM GÜNLERİ AYDIN OLSUN...

Dünyanın birçok ülkesinde bayram olarak kutlanan bu gün kadın hareketinin ezilmişliğe başkaldırışı.
ERKEĞİN ARDINDA DEĞİL YANINDA OLMA MÜCADELESİ...
Sanırım allahın kadınlara bahşettiği en güzel hediye ona masum bir melek göndermek;))
Çok sevdiğim arkadaşım Sevgili Burçin'ciğim bu güzel günde ödüllendirildi ve ona çok güzel bir melek gönderdi;))
Aramıza Hoşgeldin LAL Bebek,Burçinciğim annelik sana nekadar yakıştı arkadaşım bir bilsen;))

Ehh teyze olarak bana da bir parça iş düştü tabii,
İşte teyzesinin Minik LAL'e hazırladığı kurabiyeler;))


SEVGİYLE KALIN...
Cumartesi, Şubat 17, 2007
BİRAZ GÜLÜMSEYELİM İSTEDİM;)) iYİ HAFTA SONLARI;))

ÇALISAN KADIN
Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur,
Yemek yapar, çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi
Ve çalisan kadına acınırdı.
Kadın çalışıyorsa, evine bakamayacağı düşünülürdü, zaten kadın
Bekârken çalışıyor idiyse bile evlenince evinin kadını olurdu.
90'li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik olarak özgürlesmek istiyordu.
Önce üniversite okumaya, sonra çalışmaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan kadin evli olmak degil bekâr olup gününü gün etmek istiyordu.
Yaşasın özgürlük...
Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve y üksekliyordu.
Zirveye ulasmisti. Birçok şirkette önce orta kademe, sonra üst kademe yönetici kadın oldu.
90 'larin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30 ' lu yaslarinda kadinlarla doluydu..
Bu çalışan kadına yetmedi, çıtayı biraz daha yükseltti.
Artik hem evli ve hem de başarılı çalışan kadın olmalıydı.
Çalışan kadın etrafına bakindi. Başarılı, paralı koca adayları gözden geçirildi.
Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu, saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi.
Yurt disindan gelinlikler getirtildi. Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye balayina gidildi.
Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti.
Gündüzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli,
Esinin gömlekleri, pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi
Geldi mi, marketten alinacaklarin listesini çikar, is çıkısı git al, eve gel, aksam yemegini hazırla....
Çalisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza,göz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti.
15 saat kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi çift vardiya çalisan Kadinla doluydu.
Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu.
Biyolojik saati "bebek, be - bek" diye uyari vermeye basladi. Evet, çalışan kadın hemen çığlıklar atmaya başladı "Kariyer de yaparim Bebek de" diye...
Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin r andevularini doldurdular. Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna uygun zamani seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. Kimi tek, kimi ikiz, kimi üçüz istedi. 1–2 ay sonra güzel haberler sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydiler. Çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak istedi.
Hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alındı, bol bol kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik aserilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden.
Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitaplari alındı, birçok internet sitesine üye
Olundu,
Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi.
Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu bebeginin gelisimini.
Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmaklari olustu... 89.gün, bugün ilk defa hiçkirdi... 210 uncu günden sonra artik bebegin matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek...
Sonunda mutlu gün geldi. Çalisan kadin artik anneydi. 3–4 aylik izinden sonra çalisan kadin öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi
Yapmisti.
Artik başarılı bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalisiyordu.
Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini çocuguna ayirdi.
Artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar.
Yas günü partileri, tiyatrolar, piyano dersleri, basketbol, tenis ve yüzmekurslarinin biri bitiyor, digeri basliyordu.
Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu.
Çalisan kadin çitayi birkez daha yükseltti.
O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel süsleyebilmeliydi.
Bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar.
Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar,
"Dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim" Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi.
Bir aksam gelin De size de yapayim" Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye yükseltecek?
Gelelim erkeğe. Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.
80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyordu...
Perşembe, Şubat 15, 2007
YEŞİL ELMA'DA SEVGİ GÜNÜ İÇİN NELER YAPTIK
Bildiğiniz gibi 13 Şubat'ta Stv ekranının en sevilen programlarından biri olan Yeşil Elma Programına davet edilmiştim.
Daha önceki programda blogculardan da bahsedip blog dünyasındaki maharetli dostlarımı herkes tan









