Pazartesi, Temmuz 23, 2007

ÇOOOK TEŞEKKÜR EDERİM;)))SİZLERDE İYİ Kİ VARSINIZ;))

İlk 22 Eylül Tarihinde aldığım yorumu ile beni takip ettiğini söyleyen bir çift göz vardı ve beni bu gözler çooooook mutlu etti;)))

22 Eylül yazımın yorumu şöyle idi:

önce sevgiler, sonra teşekkürler... yemek bloglarının sessiz bir izleyicisiyim , çok az yorum yapıp, çok bilgi edinmeye çalışıyorum.. 44 yaşındayım ve neredeyse 15 yaşımdan beri en büyük tutkum mutfak, ne okul nede çalışma hayatım beni mutfaktan koparamadı, çok şey bildiğimi sanıyordum ama bloglar sayesinde öğrenecek ne çok şeyim olduğunu gördüm.. önce görselliğe , sonra lezzete önem veren biri olarak özellikle pastalarınıza bayılıyorum.. sayfalarınızda beni en çok çeken şey tarif aşamalarını fotoğraflamanız oldu.. harikasınız.. gözüm üstünüzde:))))

Posted by nükhet | 10:46 AM


(Konu mankeni bu güzel gözler yiğenim Melisa'cığıma ait ;)

İşte takipteki zaman zaman sessiz zaman zaman sesini duyuran bu gözler bugün çağlayan gibi aktı yüreğime.

SEVGİLİ NÜKHET HANIMCIĞIM SİZDE İYİ Kİ VARSINIZ;)
EMEĞİNİZE ELİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK;)
BUGÜN ALDIĞIM EN DÜZEL HEDİYE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM;)

İzin almadan bana göndermiş olduğunuz hediyenizi dostlarımla da paylaşmak istedim umarım kızmazsınız;)

Nükhet hanımdan aldığım bu güzel,özel ve de anlamlı hediyeyi sizlerle de paylaşmak istedim.Göndermiş olduğu maili aynen yayınlıyorum.


Yeni yaşını çok sevdiğim bir şiirle kutluyorum Zuhalciğim.
Umarım bu yıl sana aradığın , beklediğin, özlediğin tüm güzellikleri getirir.

Blogundan aşırdığım fotoğraflarınla sana bugüne dair minicik bir anı hazırladım. Umarım beğenirsin.

Sevgiler gönhderiyorum...

Boşver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü...
bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?

takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...

yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?


Tekrar elinize yüreğinize ve emeğinize sağlık
Ne kadar zarifsiniz umarım şiiriniz kadar dolu dizgin yaşayabileceğim bir hayatım olur ve bu hayat içinde siz hep var olursunuz;))

Beni yeni yaşımda mutlu eden kutlamalarınız için tüüüüüm dostlarıma sevgiler sizleri çok çok seviyorum;)

TÜM DOSTLARIM İYİ Kİ VARSINIZ

SEVGİYLE KALIN...

Pazar, Temmuz 22, 2007

BUGÜN DOĞUMGÜNÜMMÜÜÜŞŞŞ;)


Anneciğim sağolsun;))Canım bugün elinde çiçek ve pırıl pırıl parlayan hediyesi ile beni çok mutlu etti;))Umarım bugün pırıl pırıl bir seçimle glecek aydınlık günlere de hepbirlikte mutlu mesut gireriz;)Eğer bir pastam olsa idi sanırım üflerken dileyeceğim tek dileğim bu olurdu;))Yukardaki pasta senin değilmiiii;(diye soranlar olabilir HAYIR benim değil sadece bir arkadaşımın doğum günü için yaptığım bir pasta ;))Uzun zamandır bloğumu güncelleyemediğim için daha önce yayınlayamadığım bir pastayı kendi doğum günü pastam ilan ettim (tabii sanal olarak;)))


İYİ Kİ DOĞDUM BEN;))

Cuma, Temmuz 06, 2007

HAYAL VE GERÇEK BAŞLIYOR ;)

Şimdiye kadar göndermiş olduğunuz mesajlarınızla beni hiç yalnız bırakmadınız çok çok teşekkür ederim;)
Mutfağımdan çok uzakta günler geçirdim ve sizleri çok ihmal ettim ama bu süre içinde inanın evimin mutfağından uzakda olsam işimin mutfağından hiç çıkmadım;)
İşte sizlere işimin mutfağımdan sunabileceğim yepyeni taptaze bir diziyle geldim;)
Umarım beğenirsiniz bundan böyle 7-Temmuz Cumartesi itibari ile Atv ekranlarında Hayal ve Gerçek dizisi ile sizlerleyim;)


Yapım : Süreç Filmcilik
Yapımcılar : Ali Gündoğdu, İnci Gündoğdu
Senaryo : Gani Müjde
Yönetmen : Mete Şener
Oyuncular : Yasemin Hadıvent (Hayal), Cem Kılıç(Gerçek), Zuhal Yalçın(Badire), İpek Tanrıyar(Firuze), Kerem Kupacı(Muzaffer), Defne Joy Foster(Ayfer), Aykut Oray(Patron Şero)

Bu arada sanırım aynı günde uzun zamandır beklediğinize inandığım yeni sitemle de sizlerle olacağım;))

Cumartesi, Haziran 30, 2007

UZUUUUUN BİR ARANIN ARDINDAN HÜZÜNLE GELDİM:(

Çok Uzuuun bir aradan sonra hüzünle geldim maalesef;((
Halbuki yeni bir işe başlamış ve yazın gelmesi ile de tekrar tazelenmiş hissediyordum kendimi;(
Bugün hep neşe içindeydim yeni dizimiz de kızımı oynayan sevgili İpek Tanrıyar için bütün ekip arkadaşlarımızla gece eğlenecek ve kendisine bekarlığa veda partisi düzenleyecek güzel bir gece geçirecektik.Kızımız yarın daha doğrusu bugün evleniyor da.Aslında güzel başlayan ve devam eden gecenin sabaha bağlanan şu saatlerine kadar herşey yolunda ve çok güzel gitmişti.
Eve geldim saat04.30 hadi uyumadan önce şöyle bir internet haberleri okuyayım ama nerden bilebilirdim ki aldığım iki haberle yine bir balık misali dibe vuracağımı;(
Yüreğim acıyor biri çok çok sevdiğim Türk sinemasını duayenlerinden ve benimde Çiçek taksi dönemimde 5yıl boyunca kendisinden çok şey öğrendiğim,saygın kişiliği babacan tavrı ve işinin profesyoneli canım Erdoğan Tünaş ağabeyimin artık aramızda olamayışı;Diğeri sevgili Barış Akarsu'nun geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandığı ve iki arkadaşının da hayatlarını kaybettiği haberini almak.
Aslında bu tür yazılarla ruhunuz karartmak ya da sıkmak istemezdim ama şu saatler ki sabahın 05.20si olmuş içimi döküp acımı dindirebileceğim bir şeyler yapmak istedim belki yazı yazmamın beni biraz olsun hafifleteceğini düşündüğümden yazmak istedim lütfen beni bağışlayın uzun bir aradan sonra böyle sevimsiz haberlerle döndüğüm için;(
Allahım biliyorum ki sen benim canım babama oralarda çok iyi bakıyorsun artık Erdoğan ağabeyimde sana emanet sen onları rahmetinden esirgeme üzerlerine hep nurlar yağdır.
Suzan ablama ve sevgili Binnaz'a da allahtan sabır diliyorum üstelik bu işin ne kadar zor olduğunu ve hiç birşeyin böyle bir acıyı silemeyeceğini maalesef bilerek ;((
Sevgili Barış'ın da bir an önce sağlığına kavuşmasını ve bu elim kazada kaybettiği arkadaşlarına da allahtan rahmet diliyor tüm yakınlarına da başsağlığı ve sabır diliyorum;(
İnşallah çok uzuuuuun bir zaman böylesi bir acıyı bir daha yüreklerimizde hissetmeyiz;(

Hoşçakal Erdoğan ağabeyciğim hoşçakal... Tavrın,duruşun,babacanlığın,insanlığın,yazdıkların,çektiklerin ve Türk sinemasına kattıklarınla asla unutulmayacaksın...
Babama da selam söyle...Sizi Seviyorum...

Pazar, Mayıs 13, 2007

YUMUŞACIK KALPLERİN GÜNÜ KUTLU OLSUUUN;))


Canım annem seni çoooook seviyorum,iyi ki varsın;))

Allahın lutfettiği analık güdüsü taşıyan tüm bayanların günü kutlu olsun.



''ANNELER GÜNÜ'NÜN TARİHÇESİ'' ÇOK GÜZEL MUTLAKA OKUMALISINIZ.


Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldüklen sonra "Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği"ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı.

Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı. İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi.
Sıra anneler gününü "milli bir gün" olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914'te Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı 'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu.  Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta ailesinden kalan evini bile kaybetti.
Kalan hayatını adadığı, gözleri görmeyen kız kardeşi Elsinore'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi. Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü.
Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü 'Anneler Günü' olarak kutlanmaktadır.


SEVGİYLE KALIN...

Pazartesi, Nisan 23, 2007

ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN;)




Maalesef uzun zamandır buraya yazamıyorum şimdilerde de yeni moda resim ekleyemiyorum ama yeni siteyi açmaya çok az kaldı,sizlerden gelen yorumları okuyorum beni yalnız bırakmadığınız için çok çok teşekkür ederim ben de sizleri çok özledim inşallah çok kısa bir süre sonra sizlerle olabileceğim ;))


TATLICI TOMBAK YENİ İMAJI VE YENİ LEZZETLERİ İLE SİZLERLE;)

Çok sevdiğim sevgili arkadaşım Nedim Saban'a ait olan Tatlıcı TOMBAK Etiler'deki şubesinde yeni yüzü ve yeni lezzetleri ile sizleri bekliyor inanın çok güzel ve özenli bir yer olmuş geçen hafta yeni imajı ile biz müşterilerine merhaba dedi;))
İnanın ben çok beğendim özellikle arkada çok keyifle oturulan bahçe bölümü varki sanırım sıkı müdavimlerinden biri de ben oldum.
Tombak artık sadece tatlı severler için vazgeçilmez olmaktan çıkıp herkese hitap eder hale geldi yenilenen Etiler Tombak da artık sabah kahvaltısı,öğle yemeği ve akşam yemeği yiyebilirsiniz;)Benden söylemesi mamalar çoook güzel;))
TATLICI TOMBAK ETİLER KRİZ HATTI 0212 358 38 52-53
Nispetiye Cad.No:46/1 ETİLER-İST
www.tatlici-tombak.com



Bu arada yeni bir haber Mengen'in incisi Mengen Postasında bundan böyle her hafta yemek kültürü üzerine yazılar ve yeni tariflerle sizlerle olacağım vaktiniz olursa MengenPostası.com incelemenizi tavsiye ederim çok güzel videolar ve tarifler var:)



TÜM DOSTLAR SEVGİYLE KALIN...

Salı, Nisan 10, 2007

BİR KİTLENDİM PİR KİTLENDİM;)))))

Uzun zamandır birşeyler yazayım istiyorum ama bloğum kitlendi;(((Bakalım uğraşlar sonucu tekrar açabilmişmiyim;))

Cuma, Mart 30, 2007

KANDİLİMİZ KUTLU OLSUN


Yeni site çalışması içinde olduğum için yazılarıma bir süre ara vermek zorunda kaldım ancak çok yakında sitemiz tüm hızıyla devam edecek;))
TÜM DOSTLAR SEVGİYLE KALIN...

Pazartesi, Mart 12, 2007

SON ZAMANLARDA NELER Mİ YAPTIM;)))

Sizleri uzun zamandır ihmal ettim ama inanın birbirinden güzel etkinliklere,toplantılara katıldım,misafir ağırladım;))
Hiç boş durmadım yani sürekli bir koşuşturmaca ve faaliyet içersindeydim;)
Birazda mevsimsel bir tembellikte eklenince siteyi güncellemek de epey geciktim;(
Şimdi bakalım bu süre için de neler yapmışım;)
Sevgili arkadaşım Berna özellikle çalışanlar için çok güzel bir fırsat sunuyor pastacılığa gönül verenlere.
Nasıl mı?
Hani bloglarımız da sık sık yazıyoruz ya toplandık Pastacılık malzemeleri satan yerleri turladık diye artık bu tura sizlerde olduğunuz yerden katılıp gönül rahatlığı ile seçip beğenip sipariş verebileceksiniz;)
İşte turunuzu başlatabileceğiniz yeni adresiniz;)
http://www.pastamalzemeleri.com/store/index.asp



Berna'cğım bu fırsatı ve hizmeti bizlere sağladığın için teşekkür ederiz.
Sanırım en önemlisi de ürünlerinin piyasa fiyatlarına göre oldukça altında olması, tekrar sağol arkadaşım ve hayırlı olsun;))
********

Bir de toplantıya gittim demiştim;)
Sevgili Mutfakta hoş Seda bize çok güzel ev sahipliği yapıp kahvaltıya aldı;)
Canım arkadaşım aldı almasına da benim çenemden de kutulamadı;))
Ben sabahları oldukça geç kalkan biri olarak erken kalkmakla işkence çekmek arasında hiçbir fark göremiyorum;))
Birde sabahları köprü geçme derdi ekleniyorsa ölümlerden ölüm beğen oluyor;))
Tabiii epey bir huysuzlandım;))
Ama Seda'cığım bize o kadar güzel sevgi dolu çeşit çeşit mamaların olduğu bir masa hazırlamışki;)
Masaya oturur oturmaz huysuzluğumdan eser kalmadı;)



Tekrar ellerine sağlık arkadaşım;))


Birde canım arkadaşlarım Burcu'cuğumla Ufuk'cuğumun da tatlı sohbetleri eklenince deymeyin keyfime;))



Sevgili Burcu'nun getirdiği cheesecake'de Seda'cığımın birbirinden lezzetli mamalarının üzerine güzel bir lezzet kattı.


********


Benim de evim de ağırladığım misafirlerim oldu bu ortalardan kaybolduğum zaman içinde;))
İşte benim çok sevdiğim konuklarıma büyük bir keyifle hazırladıklarım;))



Üstü Fındık Granürlü-Hindistan Cevizli-Şam Fıstıklı İçi Portakal Şekerlemeli Çikolatalar



Milföy Küllahlarında Başamelli Tavuk



Kırmızı Biber Turşusunda Patates Salatası



Gökkuşağı Makarna salatası



Kule Kanepeler



Çikolatalı Kurabiyeler



Kahve Çikolata Drajeli Cheesecake


********


Sevgili Damaktadı Gül'cüğümle de şeker hamuru çalışmaları yaptık;)
Hem pasta hem de kurabiye kapladık;)
İşte yaptıklarımız,



kısa zaman da şeker hamuru ile oldukça mutlu zaman geçirdik;)



Detayları için sevgili Gül'cüğümün sitesine göz atabilirsiniz;)


********


Daha bitmedi birde pasta etkinliğine katıldım;)
Sevgili Berna'cığımın Bakels Gıda San.de düzenlediği ve Milli Aşçılarımızdan Sevgili Zeynep Ada'nın öğretmenliğinde çok keyifli saatler geçirdik;)



Öğrendik,güldük,sohbetler ettik,çok lezziz mamalar yedik,diploma aldık;)



Ama bu yaşadığımız keyifli günü önümüzdeki günlerde daha detaylı anlatacağım;)

Efendiiim şimdi izninizle herkesin huzurunda hayırlı bir işe imzamızı atalım ve hepberaber kız istemeye gidelim ne dersiniz?;))


Allahın emri Peygamberimizin kavli ile Sevgili Hanimiş Işıl'cığımın güzel ve tatlı kızını sevgili oğluma istiyoruuuum;))

Kız evi naz evidir ama
Bakalım kız evinden ne cevap gelecek;))
Yazmışsa olur diyelim ;))

Oğlum içki,sigara kullanmaz iyi bir ahlaka sahiptir,Bakels mezunudur;), ayrıca oldukça da lezzetlidir;))

Anlayacağınız Şeker gibi bir oğlum var;)))

Sizce de öyle değil mi????;)))

HANİMİİİİİŞŞŞŞ GÜZEL VE TATLI KIZINI ŞEKER OĞLUMA VERİYORMUSUUUUUN???;))))

Perşembe, Mart 08, 2007

TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU,TÜM GÜNLERİ AYDIN OLSUN...



Dünyanın birçok ülkesinde bayram olarak kutlanan bu gün kadın hareketinin ezilmişliğe başkaldırışı.

ERKEĞİN ARDINDA DEĞİL YANINDA OLMA MÜCADELESİ...

Sanırım allahın kadınlara bahşettiği en güzel hediye ona masum bir melek göndermek;))
Çok sevdiğim arkadaşım Sevgili Burçin'ciğim bu güzel günde ödüllendirildi ve ona çok güzel bir melek gönderdi;))
Aramıza Hoşgeldin LAL Bebek,Burçinciğim annelik sana nekadar yakıştı arkadaşım bir bilsen;))



Ehh teyze olarak bana da bir parça iş düştü tabii,

İşte teyzesinin Minik LAL'e hazırladığı kurabiyeler;))





SEVGİYLE KALIN...

Cumartesi, Şubat 17, 2007

BİRAZ GÜLÜMSEYELİM İSTEDİM;)) iYİ HAFTA SONLARI;))



ÇALISAN KADIN


Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur,
Yemek yapar, çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi
Ve çalisan kadına acınırdı.

Kadın çalışıyorsa, evine bakamayacağı düşünülürdü, zaten kadın

Bekârken çalışıyor idiyse bile evlenince evinin kadını olurdu.

90'li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik olarak özgürlesmek istiyordu.
Önce üniversite okumaya, sonra çalışmaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan kadin evli olmak degil bekâr olup gününü gün etmek istiyordu.

Yaşasın özgürlük...
Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve y üksekliyordu.

Zirveye ulasmisti. Birçok şirkette önce orta kademe, sonra üst kademe yönetici kadın oldu.

90 'larin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30 ' lu yaslarinda kadinlarla doluydu..

Bu çalışan kadına yetmedi, çıtayı biraz daha yükseltti.

Artik hem evli ve hem de başarılı çalışan kadın olmalıydı.
Çalışan kadın etrafına bakindi. Başarılı, paralı koca adayları gözden geçirildi.

Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu, saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi.

Yurt disindan gelinlikler getirtildi. Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye balayina gidildi.

Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti.

Gündüzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli,

Esinin gömlekleri, pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi
Geldi mi, marketten alinacaklarin listesini çikar, is çıkısı git al, eve gel, aksam yemegini hazırla....

Çalisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza,göz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti.

15 saat kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi çift vardiya çalisan Kadinla doluydu.

Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu.

Biyolojik saati "bebek, be - bek" diye uyari vermeye basladi. Evet, çalışan kadın hemen çığlıklar atmaya başladı "Kariyer de yaparim Bebek de" diye...

Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin r andevularini doldurdular. Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna uygun zamani seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. Kimi tek, kimi ikiz, kimi üçüz istedi. 1–2 ay sonra güzel haberler sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydiler. Çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak istedi.

Hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alındı, bol bol kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik aserilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden.

Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitaplari alındı, birçok internet sitesine üye
Olundu,

Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi.

Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu bebeginin gelisimini.

Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmaklari olustu... 89.gün, bugün ilk defa hiçkirdi... 210 uncu günden sonra artik bebegin matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek...

Sonunda mutlu gün geldi. Çalisan kadin artik anneydi. 3–4 aylik izinden sonra çalisan kadin öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi
Yapmisti.

Artik başarılı bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalisiyordu.

Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini çocuguna ayirdi.

Artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar.
Yas günü partileri, tiyatrolar, piyano dersleri, basketbol, tenis ve yüzmekurslarinin biri bitiyor, digeri basliyordu.
Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu.

Çalisan kadin çitayi birkez daha yükseltti.

O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel süsleyebilmeliydi.

Bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar.

Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar,

"Dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim" Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi.

Bir aksam gelin De size de yapayim" Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye yükseltecek?


Gelelim erkeğe. Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.

80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyordu...

Perşembe, Şubat 15, 2007

YEŞİL ELMA'DA SEVGİ GÜNÜ İÇİN NELER YAPTIK

Bildiğiniz gibi 13 Şubat'ta Stv ekranının en sevilen programlarından biri olan Yeşil Elma Programına davet edilmiştim.
Daha önceki programda blogculardan da bahsedip blog dünyasındaki maharetli dostlarımı herkes tanısın istediğim için Yeşil Elma Programının güzel gönüllü Yapımcısı sevgili Filiz Erdoğan Hnm'a
"Tabii memnuniyetle gelirim ancak blogcu arkadaşlarımdan birini de konuk edebilirsek sevinirim demiştim;)"
Sevgili Filiz Hnm'da "aaa çok güzel olur bizde memnun oluruz"cevabını verdiğinde çok mutlu oldum;)
Benim bloğumun her aşamasında benim yanımda olan bloğumun da isim annesi olan sevgili Burcu'cuğuma bu haberi verdiğimde o da çok mutlu oldu ve "bende seve seve gelirim dedi;)"
13 Şubat programının bir özelliği de birnevi 14-Şubat Sevgililer Gününe hazırlıktı Burcu ile de birşey yapalım diye kararlaştırdık ve bizi en iyi ifade edeebilecek şeyin Pasta olduğuna karar verip kolları sıvadık;)
Ben pazar günü 2 adet kek yaptım,ertesi gün Burcu bana geldi ve pastamızı oluşturmaya başladık,
Pastamız bittiğinde içimiz de heyecan fırtınası esiyordu "Acaba beğenilecek mi,tadı nasıl oldu vs."

Tabii mutfaktan ilk çıkışımızda pastamızla askerlik hatırası misali fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedik;))

Veee işte program günü gelmişti;)
Her zaman ki gibi kanal çalışanları ve programa emeği geçen herkes bizi güler yüzü ve tatlı dilleri ile karşıladılar;)
Program başlayıp size Merhaba dediğimiz dakika ile hoşçakalın dediğimiz son dakika arasında sanki hiç zaman girmemişti o kadar kısa geldiki program biz bile inanamadık;(
Aslında tam süresini doldurmasına rağmen bize kısa geldi hatta kurabiye mumluk yapmaya zaman bile kalmadı ama program sonrası yaptım ve ertesi günü sevgili Oktay Usta'da sağolsun göstermiş;)
Programın canlı yayın akışında sizler için çektiğim fotoğraf işte bu;))

Böylelikle bu programında kamera arkasını çekmiş oldum;))
Programı kaçıranlar neler yaptığımızı merak etmişler.
İşte Sevgili Oktay Usta'nın büyük bir rahatlık ve keyifle yaptığı Sebze'den oluşan Çelenk.

Bizim yaptıklarımıza gelince

Burcu ile yaptığımız Pastamız en kısa zaman da tarifini vereceğim;)
Cam şekerli Kurabiye

Çift renkli tost ekmekleri ve Sandviç

Patlıcanlı Kiş

Pembe gönlüm sende Kremalı Minik Kekler;)

Veee programın sonunda Pastamızın kesildiği an en heyecan verici kısmı acaba içi nasıl görünecekti;))

Renkleri sevdiğimi ve ne yaparsam yapayım rengarenk olmalı fikrimi beni tanıyan sizler zaten iyi biliyorsunuz;))Burcu'cuğumu da kandırdım bu konuda;))Şükür ki mahçup olmadım;))

Dinazor dilimi olan pastamızı herkes çok beğendi ve tam not aldık;))
Ellerine sağlık arkadaşıııım;))
Bize sevgi ile ev sahipliği yapan Stv'ye
Yeşil Elma programının Ustası Sevgili Oktay Usta'ya,
Programa tecrübelerini,birikimlerini,bilgilerini sevgi ile aktaran
Programın Yapımcısı Filiz Erdoğan'a,
Program Editörü Filiz Beştepe'ye,
Programın Yönetmeni Zeman Göl'e,
Yapım yardımcısı Gülşah Yılmaz'a,
Profesyonel Mutfak Yardımcısı Saliha Artunç hanımefendiye,
sesten,kamera ekibine kadar sıcacık dostluklara sonsuz sevgiler;)
Veee tabii ekran başında bizi yalnız bırakmayan siz sevgili dostlarımıza SEVGİLER;))

SEVGİ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

Pazar, Şubat 11, 2007

SEVGİLİLER GÜNÜ PASTASI VE 13 ŞUBAT STV.OKTAY USTAYI KAÇIRMAYIN;))

Mutfağıma uzun zamandır ilgi gösteremediğim için sizlerle hiçbirşey paylaşamadım ama 14 Şubat sevgililer günü için aynı tarifle alternatif şekillerde pasta önerim olacak;)
Bu arada 13 Şubat Stv.'de Okatay Ustanın program konuğuyum ve Sevgililer günü için farklı lezzetler deneyeceğiz,biliyorum ki siz sevgili dostlarım bizi yine ekran başında yalnız bırakmayacaksınız bu program da benim de sizlere bir sürprizim olacak;))

SEVGİLİLER GÜNÜ PASTASI


PANDİSPANYA MALZEMELERİ:3 yumurta
5 çorba kaşığı toz şeker
3/4 su bardağı un
Pandispanyamız piştikten sonra hafif ıslatmak için çok az süt
İÇ KREMASI İÇİN:500ml.süt
3 çorba kaşığı un
4 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
2 adet muz,çilek,ananas veya dilediğiniz mevsim meyvası olabilir özellikle yaz aylarında üzüm ve şeftalilisi çok güzel oluyor.
ÜST SÜSLEMESİ İÇİN:1 poşet şanti
1 su bardağı soğuk süt
Kalpli şekerlemeler,inciler veya granür fındıkla süsleyebilirsiniz.
YAPILIŞI:Önce iç kremamızı hazırlıyoruz.Sütümüzü,unumuzu,şekerimizi ve vanilyamızı bir tencereye alıp tel çırpıcı ile iyice karıştırarak muhallebi gibi pişiriyoruz.Karıştırma işlemini ocağı kapatana kadar devam ediyoruz ki muhallebimiz top top olmasın.Pişirme işlemi bittikten sonra bir kenara ılnması için alıyoruz ama sık sık karıştırmayı ihmal etmemeliyiz,üzerinde kaymak oluşumunu önlemek gerektiğinden soğuyana kadar karıştırılmalıyız.

1poşet toz şanti ile de sütümüzü çırpıyoruz.

Pandispanya yapımı:Yumurta ve şekeri mikserle koyu bir kıvam açık bir renk alana kadar karıştırıyoruz.Mikserimizin hızını iki katına çıkarıp yüksek devirde 8 dak.çırpıyoruz.Mikserimizi kapatmadan en düşük devrine alıp yavaş yavaş elenmiş unumuzu ilave ediyoruz iyice karıştırdıktan sonra büyük fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz. Üzerine pandispanya hamurumuzu alıp bir spatula yardımı ile her yeri eşit kalınlıkta olacak gibi yayıyoruz.

Fırınımızın üst rafında 200 derecede yaklaşık 12-14 dak. kadar pişiriyoruz.Burda dikkat edilecek nokta herkesin fırını farklı çalıştığı için pandispanyamız hafif pembeleşiyor ve yanları daha çabuk renk alıyor yanlarını karartmadan hemen fırından almalıyız.

Şimdi arada bir karıştırarak soğuttuğumuz kremamıza hazırladığımız şantimizden 1-2 kaşık ilave edip küp küp doğradığımız meyvalarımızı da ilave edip karıştırıyoruz.Ben çilek kullandım siz istediğiniz bir meyvayı kullanabilirsiniz.

Pandispanyamızı fırından çıkarır çıkarmaz sütle hafif ıslatıp meyva ile lezzetlendirdiğimiz kremamızı üzerine her yanına eşit şekilde gelecek gibi yayıyoruz .Uzun kenarından başlayıp rulo halne getiriyoruz,yağlı kağıdı ruloyu oluştururken her turunda sıyırıp alıyoruz.Ruloyu oluşturduktan sonra bitiş noktası altta kalacak gibi servis tabağına alıp üzerini şantimizle kaplayıp şekerlemeleri,incilerimizi ya da dileğiniz süslemeleri yerleştiriyoruz.Renkli jelibonlar da çok güzel ve sevimli oluyorlar.


Dilerseniz kalp şeklinde bir kalıpta pandispanyamızı pişirip ikiye kestikten sonra ara kremasını sürüp yine üzerini şanti ile kapladıktan sonra yanlarını granül fındıkla kaplayıp üzerine çikolata,jelibon,veya değişik objeli çubuklarla süsleyebilirsiniz.


SEVGİYLE KALIN ;)...